24 Ocak 2011 Pazartesi
23 Ocak 2011 Pazar
ŞİDDET Mİ? AŞK MI?
Şiddet içerikli olduğu için mi yasaklanmış bu reklam afişi yoksa gerçek rahatsız mı etmiş bilemedim...Peki buradaki gerçek nasıl görünüyor size..eminim herkese farklı bir şeyler ifade ediyor...hepimiz ayrı pencereden bakıyoruz..tıpkı hayata baktığımız gibi...Bana görünen aşkın şiddeti...buradaki amaç adamı öldürmek değil benim gördüğüm...kanıyla canıyla kadına bağlamak...
Çok mu optimist bit bakış açısı..ama sanki kadın erkeğin kendine bağlanmasını sağlamak için dişiliğini kullanmış ve hedefi tam 12'den vurmuş...e topuklu ayakkabı hangi erkeği etkilemez ki ;)
BOB MARLEY NE GÜZEL SÖYLEMİŞ...
''O'nun ilk aşkı olmayabilirsin, son aşkı da;
hatta bir tanesi de, daha önce aşık oldu, tekrar olabilir.
ama şu an seni seviyorsa daha ne olabilir ki?
tıpkı senin gibi, o da mükemmel değil
ve ikiniz birlikte asla mükemmel olamayabilirsiniz...
ama şayet o seni güldürebiliyorsa,
iki kez düşündürebiliyorsa
-kabul edersin ki; insanlar hata yaparlar-
onu seninle tutmaya çalış ve ona verebileceğin herşeyi ver.
seni günün her anında düşünmüyor olabilir ama
sana kırabileceğini bildiği bir parçasını verecektir
-kalbini....
yaralama onu,
değiştirmeye çalışma,
çözümlemeye kalkma
ve verebileceğinden fazlasını bekleme.
seni mutlu ettiğinde gülümse,
kızdırdığında fark etmesini sağla ve
yokken özlediğini bil...''
BOB MARLEY
FRİDA KAHLO...SENDEN NEDEN VAZGEÇTİĞİMİ BİLİYOR MUSUN?
Senden Neden Vazgeçtim Biliyor musun??
Kotu gunumde yanimda olmadigin zaman vazgectim.
Canin sıkıldığında benimle paylasmadigini,
kirilacak veya tedirgin olacak olsam bile dusuncelerini acikca soylemedigini anladigim zaman vazgectim.
Bana yalan soyledigini anladigim zaman vazgectim.
Gozlerime baktiginda kalbinle bakmadigini ve bana hala soylemedigin
seyler Oldugunu hissettigimde vazgectim.
Her sabah benimle uyanmak istemedigini,
gelecegimizin hicbir yere gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim.
Dusuncelerime ve degerlerime deger vermedigin icin vazgectim.
Agrilarimi dindirecek sicak sevgiyi bana vermediginde vazgectim.
Sadece kendi mutlulugunu ve gelecegini dusunerek beni hice saydigin icin vazgectim.
Tablolarimda artik kendimi mutlu cizemedigim ve tek neden 'sen' oldugun icin vazgectim.
BENCIL OLDUGUN ICIN VAZGECTIM!!
Bunlardan sadece bir tanesi senden vazgecmem icin yeterli degildi,
cunku sevgim yuceydi.
Ama hepsini dusundugumde senin benden coktan vazgectigini anladim
Bu yüzden ben de senden vazgectim.
Frida Kahlo
DİPNOT:
| İstanbul'da 'Frida Kahlo ve Diego Rivera' Sergisi | |
| Meksika'nın, Dünya Sanatına Kazandırdığı Frida Kahlo ve Diego Rivera'nın Eserlerinden Oluşan Sergi, Yarından İtibaren 20 Mart 2011 Tarihine Kadar İzlenebilecek... |
Can Dündar...Hiç...
HİÇ
Hiç, bir insanı unutmak,
bir insandan vazgeçmek,
bir insanı hayatından sonsuza kadar çıkartmak zorunda
kaldın mı hiç?
Hani ölmüş gibi,
hani uzatsan da elini tutamayacağını bilmek gibi,
her an kapından içeri gülümseyerek gireceğini bekleyip
ama aslında hiç gelemeyeceğini de bilmen gibi.
Ne zor şey değil mi ölmediğini bilmek,
ama ölmüş gibi ulaşılmaz olması artık o insanın sana,
ne kadar katlanılmaz bir gerçek değil mi
sen hala bu kadar sevgili iken?
Özlemek,
bu kadar özlemek,
etini kemiğini yakarcasına özlemek…
çok kötü değil mi?
Bu kadar özleyip onu görememek,
ona dokunamamak,
onu işitememek,
artik sonunun “Pi” hali değil mi? Biliyorsun değil mi?
Ne kadar umutsuz bir arayıştır o,
kalabalık caddede geçen binlerce yüze bakmak
belki bir kez daha görebilmek için o yüzü,
belki biraz önce geçti bu kaldırımdan diye düşünmek,
belki şu an arkamda yürüyen insanların içinde bir yerde demek,
belki şu an üzerimdedir gözleri diye paranoyalar yaşamak,
ne zordur değil mi?
Ne kadar eritir insanı farketmeden.
Sen de biliyorsun değil mi bunları?
Bir sinema koltuğunda sen de iki kişi gibi oturdun mu hiç?
Hiç iki kişi gibi zevk aldın mı bir konserden yalnız başına?
Güzel bir kafe keşfettiğinde,
güzel bir film seyrettiğinde,
güzel bir şarkı dinlediğinde,
güzellikleri oranında eksik kaldıklarını hissettin mi
paylaşamadığın için onunla.
Bir barın kalabalığında hiç yarım vücudunla sallandın mı ortada?
Hiç iki kişilik beyninle yarım insan olabildin mi?
Baktığında aynana sadece yüzünün bir yarısını gördüğün
oldu mu hiç?
Sana hayatındaki en büyük yoksunluğu yaşatandan
nefret edemediğin zamanlar oldu mu hiç?
Gözünün içine baka baka kolunu, bacağını kesen bir insanın yüzüne
sevgi dolu bir gülümseme ile bakabildiğin zamanlar
oldu mu hiç?
Hayatta inandığın bütün değerlerini altüst eden birisine
aşk şiirleri yazabildin mi?
Onu içinde korumanın seni yok etmek olduğu zamanlara
feda oldun mu hiç?
İçinde ağlayan çocuğa umut şarkıları söyleyemediğin,
özlemini,
susuzluğunu,
açlığını gideremediğin zamanlar oldu mu hiç?
Kanayan yarasını gördüğün,
ama merhem olamadığın zamanlar.
Gücünün,
hani o tanrısal gücünün,
bir çocuğun ağlamasını susturamayacak kadar olduğunu
gördüğün zamanlar
oldu mu hiç?
Hiiiiiiiç…
Hiiç…
hiç…
bir hiç…
CAN DÜNDAR
20 Ocak 2011 Perşembe
GÜLÜMSE...
Gülümsemek her zaman kolay olmayabiliyor hayatın koşturmacası içinde...kabul ediyorum bazen çok kolay unutabiliyoruz..peki aslında bilmiyor muyuz bir saniye gülümsemek bütün kasları gevşetmeye yarayan tuhaf bir etkidir...
Gün ya da hafta ya da ay ya da son yıllar ne zamandır süregeldiğinin bir önemi yok ama eğer hayatımızda bir şeyler yolunda gitmiyorsa ve bu artık süreklilik arz etmeye başlamışsa belki de gülümsemeyi hep ihmal ettiğimiz içindir kim bilir...
Yok artık benim maddi sorunlarımın ya da şu an aklıma gelmeyen binbir çeşit olası sorunun çözüm yolu iki dudağın kulaklara doğru gevşemesi olacak değil ya dediğinizi duyar gibiyim...
Elbette değil kimi kandırıyoruz ki...sadece bir an küçücük bir an denemeye değmez mi...sıfır maliyet..hiç bir zararı yok..yan etkisi de yok..küçümencik bir gülümseme kendini iyi hissettirmeyecek mi görmeye değer...belki hayat felsefesi olur ne dersiniz...
En sıkıntılı anda durup kısa bir süre gülümsemeye çalışın tuhaf bir şekilde kendinizi iyi hissedeceksiniz....
Evet o anki sorun hallolmayacak...bir yerden ihtiyaç olan para çıkıp gelmeyecek belki, ya da ertesi günkü sınavın cevap anahtarı düşmeyecek elinize, ya da yetişmesi gereken projeniz kendiliğinden sabah hazır olmayacak, ya da hayatınızın aşkı kapıdan içeri girmeyecek.....sadece bir an her şey yolunda hissini yaşamak için bırakın dudaklar kulaklarla buluşsun...
Neden mi?? kendiniz için...bugüne kadar kendiniz için ne yapmadıysanız unutun ve bir başlangıç yapıp ilk tebessümü kendinize armağan edin...kendiniz mutlu hissetmezseniz çevrenizdeki kimseye mutlu hissettiremezsiniz...gülümsemek ilk adım olsun mutluluk için, gerisi çorap söküğü gibi gelecek inanın...
Hadi gülümseyin..kendiniz için bir şey yapmaya başlamış olun...Ben başladım...
4 Ocak 2011 Salı
çok çalıştım da ne oldu
Hani hep çok çalış öğütleri alırız ya büyüklerimizden...inanmayın sakın ne hale geliyor insan bir bilseniz...dünyam şaştı yıllardır..artık espri konusu olmaya başladım çevremde.çalış çalış nereye kadar diyen mi ararsınız...bu kadar parayı ne yapacaksın diyen mi...yorgunluktan erken çökme belirtileri,unutkanlık,halsizlik,kendine ayırdığın zamanda sadece uyuma isteği de cabası...
Sanki ben özlemiyor muyum o en keyifli öğrencilik yıllarımı, sorumlulukların sadece sınavlar olduğu, arkadaşlarınla,sevgilinle dilediğin kadar zaman geçirdiğin, sabahlara kadar ders çalıştığın hatta çoğu zaman çalışmayıp sohbetle kaynattığın günleri...tek yorgunluğunun spor sonrası olduğu, gözlerinin tek yorulduğu kaptırıp bitirmeye çalışırken elinden bırakamadığın geceler olduğu günleri nasıl özlemez ki insan...şimdi nerdeyse gazetenin kokusunu özlemiş durumdayım..vakit kaybı olmasın diye netten takip ettiğim birkaç tanecik köşe yazarı dışında kimse kalmadı...akşam haberlerini zaten stresim tavan yapmış bir de bu hükümeti saçmalıklarını dinleyemem diyerek kapattığım günlerin sayısı her geçen gün artıyor...
Bir de kalktım herşey çok yolundaymış gibi home ofis çalışmaya başladım...iyice ev kuşu oldum..he evet tek faydası trafik sorununu çekmeyen şanslı azınlık arasına katıldım...bugün ne giysem derdim kalmadı...çantamı değiştirdim mi...fön mü çekseydim..bütün bu sorunlar bitti gitti..ama özlüyorum resmen..tek derdim onlar olsaydı keşke...artık gecem günüm karmakarışık...gece yarısı bile tesadüf konuştuğum bir arkadaşım hala çalıştığımı duyunca ne diyeceğini bilemiyor....depresyonda mıyım acaba??
Siz siz olun unutmayın büyükler her zaman doğru söylemiyor...çok çalışıyorum evet söz dinledim ama sadece mutluluk için çok çaba harcıyor olsaydım...
Yanlışlık olmasın mutsuz değilim yani genelde değilim sadece sıkıldım çok...arkadaşlarıma,kendime vakit ayıramamaktan sıkıldım..
Bir gün herşey düzene girecek elbet...ve ben o gün için sabırsızlanıyorum adeta...
Kıssadan hisse : çalışmak hayattaki en güzel şey insanın başına gelebilecek ama asla ilk şey değil...kendinizi ihmal etmeden çalışmaya çalışın...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









